Aşk bir sarmaşıktır
sımuzerr, güncel Yorum Bırakın

Maşuk uğruna ölmek, aşkı ispatlar mı?
Aşkın ispatı için can vermek en kolay yoldur. Dirilip tekrar can verebilecek, yani aşkı için hergün ölmeyi göze alabilecek olan ise gerçek âşıktır.
Aşk nasıl bulunur?
Birdenbire bulunur. Galip Dede, "Birdenbire bul aşkı, bu tufte (armağan) bulanındır" der. Aşk, bir bakıştan ibarettir ve anında bulunur. Çünkü, o kalbin görüşüdür.
Bir de büyü var. Aşk'ın büyüsü nasıl görünür?
Aşktaki büyü, kendiniz olamamaktadır. Kendiniz gibi davranmadığınız zaman aşk sizi büyülemiş demektir. Sevgi büyü değildir. Sevgi, duygularımıza hakim olabildiğimiz noktaya kadar, olan şeydir. Büyüleyen kısım aşka varınca geliyor. Mecnunluktur, çılgınlıktır o nokta. Sen sen olmaktan çıkarsan, aşk başladı demektir.
Aşk bedeni nasıl kuşatır?
Bu, kalp ile zihnin örtüşmesidir. Kalbin, akla hakim olup oradan gözünüzü, kulağınızı, ihtiyatınızı kapladığı an aşk bütün genleri ve hücreleri kuşatmış demektir.
Bu noktada mı aşk'ın gözü körleşir?
Kördür evet. Siz bakarsınız ama gördüğünüz görmek istediğinizdir. Kalbin görmek istediğini görmeye başlarsınız. Çünkü aşk bir bakıştır ve güzelliği sadece siz görürsünüz. Leyla kara kuru bir kızdı ama Mecnun'un gözüyle bambaşkaydı.
Aşk bir hastalık mıdır ve birgün geçer mi?
Evet, bir hastalıktır ama bu reddedilecek bir hastalık değildir. Bu hastalığı ömründe bir kez geçirmeli insan... Gerçek aşk ise yarası kapanmıyor. Bugünkü ucuz ilişkiler değil tabiî. Aşkın yarası yanık yarası, kılıç yarası gibidir. Mutlaka kalpte izi kalır.
Peki, aşk bir teslimiyet midir?
Evet, teslimiyettir ve hiçbir şekilde soru sormamaktır.
Aşkı hayatın bir yerinde bulmak insanın kaderi midir?
Biz aşkı arayan gözle bakarsak aşkı buluruz. Aşk bizi bulmuşa işte o kaderdir.
İskender Pala
İnsan gerçi fânidir;
sımuzerr, Risalei nurdan Yorum Bırakın
İnsan gerçi fânidir; fakat beka için yaratılmış ve bâki bir Zâtın aynası olarak yaratılmış ve bâki meyveleri verecek işleri görmekle vazifelendirilmiş ve bâki bir Zâtın bâki isimlerinin cilvelerine ve nakışlarına medar olacak bir suret verilmiştir. Öyleyse, böyle bir insanın hakikî vazifesi ve saadeti, bütün cihazları ve kabiliyetleri o Bâkî-i Sermedînin rıza dairesinde isimlerine yapışıp, ebed yolunda o Bâkîye yönelip gitmektir.
Dost olalım gönlümüzle!
sımuzerr, güncel Yorum Bırakın
Olmasa da olur dediğimiz insanlarla doludur hayatımız; tanıştığımız, selamlaştığımız; klasik cümlelerle iletişim kurduğumuz, cevaplarını merak etmediğimiz sorular sorduğumuz... İyi insan olmadıkları için mi uzak dururuz onlardan? Hayır, hiç sanmıyorum. Gönülde biter her şey; akla yararlı gelse de samimi bir ilişki, gönlün hayır dediğine ısınmak mümkün olmaz. İster dünyanın en yakışıklısı, ister en güzeli olsun; ister en zengini, ister en komiği; ne yapsa nafile; yüreğine ulaşamaz. Başkası için özel olan, senin gözünde dünyanın en sıradan insanıdır... Gönlümüzdür hükümdar; kime ne paye vereceğini o belirler. Kimine "dost", "yar", kimine "tanıdık", "arkadaş" deyip, çıkar işin içinden... Özünde iyi olduğuna inansam da insanların, herkesi sevemem onun yüzünden... Hem, kalabalıktan da hoşlanmaz zaten; sevginin, sevdiklerinin hakkini vermek ister. Sonuçta, sevmek büyük bir sorumluluktur; emek vermek gerekir, ilgilenmek... Sevdiğim her insanin hayatına bir anlam katmalıyım; Zorlu ve vazgeçilmez bir serüven olmalı; dost dediğim insanlarla aynı zaman dilimini paylaşmak! Hani, bilirsiniz işte! Dostlar vardır çiçek gibi; koklar koklamaz alır götürür bütün yüklerinizi... Evsizseniz ya da odun kömür bulamıyorsanız yakmaya; uzun olur kış geceleri... Dostlar vardır soba gibi; yüreğindeki ateşle ısıtır ellerinizi... Dostlar vardır; fırtınada sığınak, güneşte gölge olur; yanarken buz gibi su dökmez üstünüze; aksine, harlandırır ateşi; bilir ki, yanmayanı hiçbir şey söndüremez. Dostlar vardır, yıldız gibi; hava kapalıyken bile, kapkara bulutların bekçisidir gökyüzünde... Dostlar vardır, arada bir uğrayıp alt üst eder hayatınızı; dili zehir zemberek, bakışları keskindir. Dostlar vardır gül gibi; sarılırken yaralanmayı göze almanız gerekir. Hani, kiminin yoluna halı sersen kar etmez; dostlar vardır, minder de kâfi gelir; sen olursan fark etmez. Dostlar vardır; bir türlü çözülmez dili, muhabbeti çekilmez; dostlar vardır, efkârının sebebi bir bardak demli çaydır. Dostlar vardır, omzu her derde devadır. Dostlar vardır, iyi bir öğretmen gibi, nasıl sorulacağını öğretir. Dostlar vardır, dağ gibi vakur; toprak kadar bereketli, mert... Dostlar vardır; ney gibi hüzünlü, saz gibi asi; şiir kadar büyük... Dostlar vardır türkü gibi; her zaman söylenmeseler de her daim içinde taşır sevdasını; yangınını bulaştırır bir gönülden diğerine... Dostlar vardır baki; tanıştığın gün doğar, yittiği gün ölürsün! Zamana ve darbelere; yollara ve hasretlere dirençli... Dostlar vardır; yüreğine kök salmış bir çınardır; hiçbir şey deviremez; gönülden gönüle kurulmuştur köprüler; ne yaşansa atılamaz! Dostlarımız vardır bizlere benzerler biraz... Dostluklar vardır, erken dolar vadesi; dostluklar vardır, devam eder ahirette! İşte böyle dostlardır; her şeye lanet ettiğin günlerde bile, hayatını güzel kılan... Gönül, her yerde onları arar. Ve bulduğunda haber gönderir bize; Bir sıcaklık yayılır yüreğimize; bunda bir iş var deriz, takılırız peşine... Dost olalım gönlümüzle!
umut...
sımuzerr, özümüz Yorum Bırakın
Çünkü umut, yalnızca çaresizliğin girdabında iken gerçekten anlamlıdır.
Eğer umut peşine düşenlerdenseniz, şehrinizde bütün ışıklar sönmüş olsa da, gökyüzünde hâlâ parıldayan birkaç yıldız olabileceğini düşünebilenlerdensiniz demektir.
Belki bir damla suya muhtaçsınızdır ama bir yerlerde okyanuslar olabileceğini düşünebilecek kadar zengindir hayal dünyanız.
Belki elinizde vücudunuzu koruyabilecek sadece iki yaprak parçası vardır ama güneşin sizi ısıtıyor olması yeterlidir şükretmeniz için.
Aslında umut, yoklukta varlığı fark edebilmenizdir. Ve nice ulaşılmazların olduğu bir dünyada ulaşılabilecekler için çaba göstermenizdir. Çünkü umut savaşmaktır.
Ve eğer bir damla su için, güneş ısıttığı, yağmur bereketlendirdiği için şükredebiliyorsanız umudun gerçekten ne demek olduğunu kavramış peşine düşmüşsünüzdür.
Umut okyanusa sahip olabilmek için değil; gözler daha nicelerini görebilsin, kulaklar daha nicelerini işitebilsin ve her şeye rağmen yürek daha nicelerini hissedebilsin diye hayatta kalmak için gerekli birkaç damla su için var gücüyle küreklere asılabilmektir.
Umudu anlamak için muhakkak çaresizliğin ortasında kaybolmanız gerekir. Çünkü aydınlık karanlığın sınırında başlar.
Ve eğer bu sınırın sonsuzluğunu biliyorsanız, yeryüzünün önünüzü görebileceğiniz kadar aydınlanması yeterlidir sizin için.
Ve eğer yaşamı tüm gerçekliğiyle yaşamak istiyorsanız, size fayda getirmeyen çaresizliğinizden sıyrılmanız gerekir.
Çünkü bunun anlamı okyanusa sahip olamasanız da, ulaşamasanız da bir damla suyun ne denli değerli olduğunu anlayıp şükretmeniz demektir
ıkındı yagmuru aysegul mazak
YÜCE ALLAH'IM
sımuzerr, özümüz Yorum Bırakın
EY GÖNÜLLERİN MUTLAK HAKİMİ MAGFİRET ET.ALLAH'IM ALLAH'IM.AMİN AMİN.
ÖZÜMÜ SANA CEVİRDİM SANA TUTUNDUM
ELİMİ SANA ACTIM GÖNLÜMÜ SANA SUNDUM
BENİ KOVMAZ DİYE KAPINA GELDİM
AFFI BOLDUR DİYE AFFINA GELDİM
ALLAH'IM SEN BİZLERİ BAĞIŞLA
VARLIĞINA ŞÜKÜR ALLAH'IM
BİRLİĞİNE ŞÜKÜR ALLAH'IM
DİRLİĞİNE ŞÜKÜR ALLAH'IM
VERDİĞİN HERŞEYE SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN ALLAH'IM
EY YANLIZLARIN DOSTU
ÇARESİZLERİN YARDIMCISI
ZAYIFLARIN KUVVETİ
YOKSULLARIN HAZİNESİ
GARİBANLARIN ŞİKAYET KAPISI OLAN YÜCE ALLAH'IM
ALLAH'IM SANA SIĞINIYORUM
ALLAH'IM SANA GÜVENİYORUM
ALLAH'IM SANA DAYANIYORUM
ALLAH'IM SANA TEVEKKÜL EDİYORUM
Son yorumlananlar
»
''Müslümana haram''dır...
»
İşin İçinde Allah Var...
»
KİME SIĞINMALI...
»
Allah'ım! ...
»
GÖNÜL TOPRAĞINA EKİLEN...
İstatistikler
Üye sayısı: 12
Yazı sayısı: 92
Forum mesaj sayısı: 5
Fotoğraf sayısı: 83
Video sayısı: 1
Sayfa gösterimi:
Geçen Hafta: 11 
Bu Hafta: 1,653








